|
|
 |
GENEL EĞİTİM HABERLERİ
Okula İyi Bir Başlangıç İçin Altın Öneriler
Ahmet tarih 24.08.2008, 23:01 (UTC) | | Uzmanlar özellikle okula yeni başlayacak çocukların yaşacağı sorunlar, başarılı olması için ilk baştan yapılacaklar konusunda uyarıyor. İşte öneriler...
Okula yeni başlayan çocuklarda fobik durumlar oluşulabileceği gibi, başarılı olması, okulu sevmesi için çocuk motive edilmeli, okulla ilgili gerçek bilgiler verilmeli, veliler ise okula gidişi abartmamalı, çocuğun beğenileri ön planda tutulmalı, baskı yapılmamalı ve çocukla vedalaşma uzun tutulmamalı.
15 Eylül'de 2008-2009 eğitim öğretim yılının başlayacak olması nedeniyle eğitim hazırlıkları sürerken, 2 yıldır okula yeni başlayacak çocukların 1 hafta erken okula merhaba demesi nedeniyle 1 Eylül'de okul kapıları açılacak. Uzmanlar özellikle okula yeni başlayacak çocukların yaşacağı sorunlar, başarılı olması için ilk baştan yapılacaklar konusunda uyarıyor. Samsun Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) Müdürü Alican Usta, okula yeni başlan bazı çocuklarda ileri düzeyde okula uyum sorunları görülebildiğini, hatta bu durumun fobik bir hal alabildiğini söyledi. Çocukların okula daha çabuk uyum sağlaması, daha başarılı olabilmesi için anne-babaların dikkat etmesi gereken önemli şeylerin olduğunu ifade eden Usta, çocukların anne ve babalarının duygu ile davranışlarından etkilendiğinin, kopya edildiğini hiçbir zaman unutmaması gerektiğini kaydetti.
"Dolayısıyla çocuklarımızın karşısında ailelerin öncelikle kendi duygu ve davranışlarını kontrol altına almaları gerekir" diyen Usta, "Aile üyelerinin okulla ilgili konuları çocuğa aktarırken kaygılı görünmesi ya da çocuğun okula gidişini sürekli ve abartılı bir şekilde dile getirmesi, çocuğun sıra dışı bir durumla karşı karşıya kaldığını düşünmesine, korkmasına ve endişeye kapılmasına neden olur. Okula başlamanın normal bir durum olduğunu çocuğumuza hissettirmeliyiz. Okul yaşantısıyla ilgili olarak çocukları kandırmak yerine onlara somut ve gerçekçi bilgiler vermeliyiz. Bazı anne babalar çocuklarına istedikleri davranışları yaptırabilmek için okulla, öğretmenle, müdürle korkuttukları gibi bazı aileler de okulda her istediğin var gibi abartılı anlatımlarda bulunmaktadırlar. Her iki tutum da yanlıştır. Çocuklara somut ve doğru bilgiler vermeli ve tutarlı bir okul yaşantısının oluşmasına katkıda bulunulmalı" dedi.
Çocukları okul yaşantısına hazırlarken onların birer yetişkin gibi davranmalarının beklenmemesi gerektiğini dile getiren Usta, "Bazı etkinliklerden çabuk sıkılabilecekleri, oyuna karşı düşkünlükleri, yeme içme ve tuvalet ihtiyaçlarını gidermede özellikle ilk günlerde sorunlar yaşayabilecekleri akıldan çıkartılmamalıdır. Çocukların ilk günlerde davranışlarından dolayı eleştirilmeleri ve cezalandırılmaları olumsuz bir okul algısı geliştirmelerine neden olabilir. Olumsuz davranışlar eleştirilmek yerine olumlu davranışlar pekiştirilerek uyum sağlanmalı. Aile bireyleri olarak kendi okul yaşantınızdan ve okuldaki anılarınızdan bahsetmeniz motive edici olabilir" diye konuştu.
"ENDİŞE DUYMALARI NORMAL"
Çocukların okula gitmek için ne kadar hevesli olurlarsa olsunlar yine de yeni bir ortama girecekleri için özellikle okulun ilk günü endişe duymalarının normal olduğunu ifade eden Usta, çocuğa okula başladığı zaman duyacağı endişenin normal olduğunu, diğer çocukların da bu konuda endişe duyduklarını söyleyerek, bu duyguların geçici olduğunun söylenmesi gerektiğini kaydetti. Okulda çocuğun arkadaşlarıyla tanışıp oyunlar oynamaya, öğretmeninin gösterdiklerini öğrenmeye başladıktan sonra kendini daha iyi hissedeceği konusunda çocuğa telkinlerde bulunmasının yararlı olacağını vurgulayan Usta, çocuğun okula iyi bir başlangıç yapmasının okul başarısı için son derece önemli olduğuna dikkat çekti.
"Okul alışverişlerini yaparken çocuğunuzu da birlikte getirin" uyarısını yapan Usta, "Çocuğunuzun beğenilerini ön plana almaya gayret edin. Bu yolla hem çocuğunuzun okulla ilgili sürece aktif katılımını sağlamış olacak hem de beğendiği malzemeleri alarak onları zevkle kullanmasına ve öğrenme etkinliğinin daha eğlenceli hale gelmesine katkıda bulunmuş olacaksınız. Tek başına okula nasıl gideceğini öğreneceği ilk birkaç gün boyunca çocuğunuzla birlikte okula gitmeniz faydalı olacaktır. Çocuğunuzu bıraktığınız anda tedirgin olmaya başlarsa bunun normal olduğunu unutmayın. Bir süre sonra bu tedirginliği azalacaktır. Sakın baskı yaparak, zorlayarak çocuğunuzu bırakmayız. Okul bittikten sonra ne yapacağınızı net bir şekilde söyleyin ve söylediğinizi mutlaka uygulayın. Örneğin çıkışta onu almaya kimin gideceğini, eğer almaya giden siz değilseniz evde onu bekliyor olacağınızı belirtin" ifadelerini kullandı. Çocukla vedalaşmanın uzun tutulmaması ve sınıfın önünde gereksiz yere oyalanılmamasının önemli olduğunu hatırlatan Usta, şunları söyledi:
"Çocuğunuz üzgün görünse bile oradan hemen ayrılın. Kimi anne-babaların ağlayan ya da üzgün duran çocuğuna dayanamayıp çocuğunu rahatlatmak adına, daha fazla ilgi göstererek okuldan alıp eve götürdükleri olabiliyor. Bu durum çocuğun okula tek başına gitmesine engel oluştururken, okul korkusunun da gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu yüzden ailelerin kararlı davranması ve gözyaşlarının dahi hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini çocuklarına anlatmaları gerekiyor. Çocuğunuz eve geldiğinde mutlaka okulda yaptıkları ile ilgili olarak konuşun. Çocuğunuz okulun ilk günü oldukça sakin ve güvenli görünüyorsa, bu onun okula çok iyi hazırlanmış olduğunun göstergesidir."
Usta, çocukların okula uyum sürecinin yaklaşık olarak 2-3 hafta sürdüğünü, bu süre içerisinde alınan tüm önlemlere ve uğraşlara rağmen çocuk hala bir takım gerekçeler ileri sürüyorsa, okulun rehberlik merkezine başvurulmasının faydalı olacağını sözlerine ekledi.
Kaynak:-Haber7-İHA | | |
|
Okul Korkusunu Oluşturan Etmenler ve Öğretmenlerin Yapabilecekleri
Haberci tarih 24.08.2008, 22:48 (UTC) | | Okul korkusunu yaratan nöropsikiyatrik sorunlar arasında ev ve okul yaşamında istenmeyen travmatik durumlarla karşılaşılması, konuşma, öğrenme bozuklukları ve hiperaktivite sayılabilir.
Okul fobisinde öğretmenler neler yapabilirler?
Çocuk sınıfta kendisini yalnız hissetmemeli n Sınıf içi ve teneffüs dahilindeki aktiviteleri çoğaltın, çeşitlendirin
Okul fobisi konusunda ve nelere işaret edebileceği konusunda bilgi sahibi olun
Sınıf içinde çocuğun özgüvenini yükseltici sorumluluklar verin, grup aktiviteleri planlayın
Ebeveynle işbirliği yapın, kısa süre onların desteğini isteyebilirsiniz, hatta bazen ebeveyne de sınır koymanız gerekebilir
Çocuğun yaşadığı kaygı gerçektir, anlayışlı olun ama evine geri göndermeden ve sınıfta da yalnız bırakmadan
Çocuğun sınıf içindeki ve arkadaşları arasındaki konumunu gözlemleyin, çocuğu rahatsız edebilecek uygulamaları yok etmeye çalışın
Okulda güven duygusu önemlidir. Okul önlerinde olabilecek kazalar, kavgalar vs güven duygusunu sarsabilir, gözden kaçırmayın
Çocukta başarısızlık, yetersizlik, zorlanma duygusu yaşatmamaya çalışın, tam tersine özendirerek, överek ve kendi inisiyatifi ile sınıftaki katılımını desteklemeye çalışın
Okul olgunluğu ne demektir?
Takvim yaşının dolması çocuğun okula başlamaya hazır olduğu anlamına gelmeyebiliyor bazen. Okul olgunluğu dediğimiz kavram dört boyutludur.
Çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişmişliği. Yani okula başlayan bir çocuk; çantasını taşıyabilecek, kalem tutabilecek fiziksel olgunluğa, uzun süre yaşıtları arasında sıkıntı duymadan yaşayabilecek sosyal olgunluğa, ebeveynlerinden gün boyu ayrı kalabilecek duygusal olgunluğa ve her şeyden önemlisi gün boyu dersleri takip edebilecek ve evinde de ödevlerini yapabilecek zihinsel olgunluğa erişmiş olmalıdır.
Zihinsel potansiyelin nasıl kullanıldığının ölçülmesi
Okul olgunluğunu anlamaya yönelik olarak da çocuk psikiyatri klinikleri tarafından zeka ölçümü, zihinsel potansiyelini nasıl kullandığını anlamaya yönelik nöropsikolojik testler, ruhsal durum muayenesi, nörolojik muayene, aileden bilgi alınması, okulla işbirliği yapılması, gerekli daha ileri tıbbi tetkikler yapılabilir.
Nöropsikiyatrik problemler
Ayrılma kaygısı
Sosyal fobi
Zeka gerilikleri
Özel öğrenme güçlükleri
Dil ve konuşma bozuklukları
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
Ev veya okul ortamında çocuğu soğutabilecek bütün travmatik yaşantılar
UZM. DR. SERDAR ALPARSLAN- DR. AHMET ÇEVİKASLAN | | |
|
Seksek oyunu, Milli Eğitim müfredatında
Halil Özcan tarih 12.01.2008, 20:39 (UTC) | | Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin teneffüs aralarını değerlendirmek için yeni bir proje başlattı.
'Seksek oyunu', 'Labirent' ve 'Denge bulma' gibi tebeşirle çizilip içine sayı yazılan oyunları eğitime dönüştürmeyi planlayan Milli Eğitim, ilköğretim okulu bahçelerine oyun çizdi. Öğrenciler oyun oynarken farkında olmadan matematik dersi çalışıyor, dengede durabiliyor, takım çalışmasına adapte oluyor. Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 'Oyun Bahçesi' isimli projesi ilk olarak Dr. Cahit Ünver İlköğretim Okulu'nda uygulanmaya başladı. Krokisi oluşturulan oyunlar, yağlı, boyayla resim öğretmenlerince çizildi. Okul bahçesini 10 dakikalık teneffüste eğitim alanına dönüştürmek için böyle bir proje başlattıklarını ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay, öğrencilere takım olmanın önemini kavrattıklarını, oynarken aynı zamanda öğretmeyi amaçladıklarını kaydetti. Antalya'da bulunan 673 ilköğretim okuluna oyun çizimlerini gönderdiklerini aktaran Gülay, kısa sürede bütün okullarda çizimlerin tamamlanacağını söyledi. Proje dosyasında oyunların kuralları en ince ayrıntısına kadar işleniyor. Oyunları önce öğretmenler öğrenecek, teneffüs aralarında öğrencilerle birlikte dışarı çıkıp anlatacak. Nöbetçi öğretmenler, faaliyetle ilgili bahçede sürekli kontrol yapacak. Öğrenciler arasında oluşabilecek anlaşmazlıklara karşı takım kurmada yardımcı olunacak. Ayrıca, okul yönetiminin eğitici gördüğü başka oyunlar da bahçeye çizilebilecek. Proje maliyetinin yarım kilo yağlıboyadan ibaret olduğuna dikkat çeken Gülay, "Öğrencile, teneffüste oynarken bir şeyler öğrensin, öğretmenler de oyuna katkı sağlayıp öğrencilerle diyaloglarını geliştirsinler diye bu projeyi düşündük. Uygulamaya geçen okullarda ders aralarında dışarı çıkan öğrenci sayısında da artış görüldü." şeklinde konuştu.
Oyun oynarken matematik eğitimi
AB Eğitim Projeleri'nden birisi olan 'Comenius' projesi kapsamında; Türkiye'de oynanan oyunların çocukların gelişimine katkıları göz önünde bulunduruldu. Okul bahçelerine seksek, daire oyunları, matematik bahçesi gibi çizgi oyunlar çizildi. Comenius programıyla eğitim ve öğretimin ilk evreleri hedefleniyor. Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerdeki okullara öncelik verilirken, program, ilköğretim ile ortaöğretimdeki çocuk ve öğretmenlere açık.
Halil Özcan
12 Ocak 2008, Cumartesi, ZAMAN | | |
|
MEB, okullarda elektronik tahtayı deniyor
Ali Akçoban / Adana tarih 22.11.2007, 22:09 (UTC) | | MEB, okullarda elektronik tahtayı deniyor
Milli Eğitim Bakanlığı, bazı özel okullarda kullanılan elektronik tahtayı pilot okullarda denemeye başladı.
Sınıflarda karatahta ve tebeşirin yerini elektronik tahta ve kalemler aldı. Öğretmenin tahtaya yazdıkları artık silinmiyor. Öğrenci, isterse öğretmenin yazdıklarını kaydedip evindeki bilgisayarda ders çalışabiliyor.
Bilişim sektöründeki gelişmeler, eğitimde yeniliklere kapı aralamaya devam ediyor. Karatahta ve tebeşirin yerini alan elektronik tahta ile artık yazılanlar silinemeyecek. Her geçen gün yaygınlaşan tahtalara düşülen notlar hem kayda geçiriliyor hem de öğrencilere kopyası verilebiliyor. Bu sayede öğrenciler, öğretmenin tahtaya yazdıklarını evde tekrar edebilme imkanı buluyor.
Sınıflarda kullanılan karatahtaların yerini artık elektronik tahtalar almaya başladı. Tepegöz, tahta ve bilgisayarı dahil 5 bin YTL'ye mal olan elektronik tahta hem öğretmene hem de öğrencilere kolaylık sağlıyor. Elektronik tahta satan Fenil Maya, ayda en az 20 interaktif yazı tahtası sattıklarını anlatıyor. Tahtaları, velilerin kendi aralarında para toplayarak satın aldığını kaydeden Maya, Milli Eğitim'in de tanıtım amacıyla tahta aldığını belirtiyor. Elektronik yazı tahtasının hem sağlık hem de kullanım açısından bir dizi kolaylıklar getirdiğine dikkat çeken Maya'nın verdiği bilgiye göre, tebeşir tozuna karşı alerjisi olan öğretmen ve öğrencilerin bu sorunu ortadan kalkıyor. Yavaş yazı yazan öğrenciler, not alamadıkları konuları bir hafıza kartına yükleyerek evde not etme imkanı bulabiliyor. Elektronik tahtaya yazılan konular, bilgisayarın hafızasına kaydediliyor. Bu yazılar dersin her aşamasında tekrar açılarak ders işlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca öğrenciler tahtaya ve derse daha uzun süre odaklanabiliyor. Normal tahtada derse 15-20 dakika odaklanan öğrenciler, interaktif tahta ile 30 dakikaya kadar dikkatlice derse katılabiliyor.
Ali Akçoban / Adana
20 Kasım 2007, Salı
| | |
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
www.miniminibirlerim.com sitesi olarak
misyonumuz okula başlayan mini mini
birlerimizin ilk okuma yazma öğretimi ve
matematik dersi çalışmalarında velilerimize, öğretmenlerimize yardımcı olmaktır.
Sitemizde ilk okuma yazma öğretimi görsel
videolarla desteklenerek sunulmuştur.
Matematik dersinin 1. sınıf konularının
önemli bir bölümü gene görsel videolarla
youtube paylaşım sistemi üzerinden sitemizde paylaşıma sunulmuştur. Sitemiz telif haklarına
ve emeğe saygılı olmayı prensip edinmiştir.
Başka sitelerden yapılan alıntı ve eklemelerde
kaynak belirtmeye özen gösterilmiştir. Sitemiz
üzerinde paylaşılan yazı ve eserlerin tüm hakları
aksi belirtilmediği sürece sitemize aittir.
|
|
|
|
 |
|
|
|
|